I numeri ordinali

I numeri cardinali (sayma sayıları) tamam, şimdi sıra sayıları!

  1. primo                             11.  undicesimo                                           
  2. secondo                         12.  dodicesimo
  3. terzo                              13.  tredicesimo
  4. quarto                            14.  quattordicesimo
  5. quinto                            15.  quindicesimo
  6. sesto                              16.  sedicesimo
  7. settimo                           17.  diciasettesimo
  8. ottavo                            18.  diciottesimo
  9. nono                               19.  diciannovesimo
  10. decimo                           20.  ventesimo

ventunesimo (21.) ventiduesimo (22.) ventitreesimo (23.)
trentacinquentesimo (35.) settantasettesimo (77.) novantottesimo (98.) centesimo (100.) millesimo (1000.) milionesimo (milyonuncu)

Buradaki kural, 10 sonrasında sayıların sonundaki sesli harfi atarak –esimo eklemek. Ancak bu kural son hanesi 3 ve 6 olan sayılar için geçerli değil. Bu sayılarda sondaki sesli harf korunuyor: quarantatreesimo (43), cinquantaseiesimo (56.)

Sıra sayılarını yazarken bizim kullandığımız nokta yerine derece işareti kullanılır.

primo 11° undicesimo 21° ventunesimo 100° centesimo

Siamo nel 21° secolo! (21. yüzyıldayız)


Tarihleri söylerken sayının başında ‘il’ articolo ’su (belirtili tanım edadı) kullanılır, yalnızca ayın 1. günü için il primo denir, diğer günler için ise il due, il quindici veya il trenta.

Il quindici aprile millenovecentosettantatré (15 Nisan 1973)

I numeri in italiano

İtalyanca sayılar zor değil aslında, yalnızca bol pratik yapmak gerek.

1-20 arasındaki sayıları iyice ezberledikten sonra işiniz kolaylaşacak, www.parliamoitaliano.org sitesinin tüm videoları gibi sayılar ile ilgili olan da son derece iyi.

İsterseniz doğrudan oradan çalışalım:

Sicilya’da mafya muhasebecisi olmayacaksanız daha büyük sayılara ihtiyacınız olmayacağını düşünüyorum!

Şimdi bilmeniz gereken birkaç kurala bakalım:

  • Venti, trenta, quaranta, cinquanta, sessanta, ottanta, novanta ve cento sayılarından sonra sesli harfle başlayan uno veya otto geldiğinde sondaki sesli harf düşer. Ventidue (22) ama ventuno (21) veya ventotto (28). Ottantasette (87) ama ottantuno veya ottantotto (88). Aynı şekilde, centocinque (105) ama centuno veya centotto (108)
  • Aynı kural mille için geçerli değil. Millesei (1006) ve milleuno (1001) veya milleotto (1008)
  • Cento çoğul olduğunda değişmez ama mille, milione ve miliardo çoğullaşır. Novecento (900) ama diecimilioni (10 milyon) veya quattromiliardi (4 milyar). Mille sayısının çoğulu ise tremila (3000) ve duemilacinquecento (2500) sayılarında olduğu gibi, bu kurallı çoğullaştırmadan farklı olarak mila’dır
  • Cento ve mille sayıları tekil olduğunda başına un articolo’su (belirtisiz tanım edadı) gelmediği halde un milione ve un miliardo denir
  • Tre saysının kendisi hariç olmak üzere, tre ile biten tüm sayılarda sondaki e harfinin üzerinde aksan işareti vardır. Ventitré (23), sessantatré (63) veya ottantatré (83)
  • Türkçe’deki gibi binlik haneler punto (nokta), ondalık basamaklar virgola (virgül) ile ayrılır
  • Yıllar Türkçe’deki gibi söylenir. Millenovecentoquarantacinque (1945) veya duemiladiciotto (2018)
  • Ne kadar uzun olursa olsun, İtalyanca’da sayılar bitişik yazılır, duemilanovecentottantaquattro (2984)

Pratik yapmak için rastgele yazdığınız sayıları söylemeye çalışabilirsiniz.

İtalyanca’da sayıların olduğu çok sayıda deyim var.

Çoğunluk quattro ile:

quattro chiacchiere (iki çift laf, sohbet), a quattro passi (dört adım ileride, çok yakın), a quattr’occhi (özel olarak, iki çift göz karşılıklı) ve çok az sayıda insan anlamında quattro gatti (dört kedi).

Benim en sevdiğim ‘sayılı deyim’ ise cento di questi giorni. Doğum günü veya düğün gibi mutlu günlerde “bunun gibi 100 günün olsun” anlamında söylenen bir augurio (iyi dilek).

Franco Bastelli’nin Cento Di Questi Giorni şarkısı özel günler için güzel kutlama mesajları içeriyor:

Il primo viaggio in Italia

İtalya’ya ilk seyahat!

İtalyan Kültür’de ilk kurumu tamamladığım yılın yazında üç kız Inter Rail ile Akdeniz ülkelerini gezdik. Beni heyecanlandıran tabii ki İtalya idi, ne de olsa dilini biliyordum (yani öyle sanıyordum).

Öğrendiğim gramer kurallarına güvenip sular seller gibi konuşacağımı sandım. Inter Ship kartımız da olduğu için Patras’tan nave (gemi) ile geçtiğimiz Bari’de hiçbir şey bilmediğimi, daha yolun çok başında olduğumu anladım. In una lingua straniera (yabancı bir dilde) sayıları bilmenin ne kadar importante olduğunu bilip azıcık çalışarak gitseydim Bari!

Sayıları her dilde 1’den başlayıp sırayla sayarak öğreniyoruz. Bu nedenle anında 15 diyemiyor veya 25 dendiğinde anlamıyordum.  Özellikle de cinque, dieci, quindici, cinquanta sayılarını sürekli duydukça kafam karışıyor, başım dönüyordu.

Örneğin, biglietto di treno alırken gayet havalı bir edayla sportello’ya (gişe) yaklaşıp quanto costa un biglietto semplice a Venezia diyerek Venedik’e tek yön biletin fiyatını sorabiliyor ama quindici mila lire (o zaman para birimleri liret idi henüz) gibi bir cevabı anlamıyor,  “neyse ne, nasıl olsa gideceğiz” diye düşünüp üç bilet istediğimde ise 45.000 liret ödememiz gerektiğini söyleyen satıcıyı çileden çıkarıyordum. Sonunda ödememiz gereken ücreti bir kağıda yazdığında ise gururum kırılıyordu.

Veya Roma Termini istasyonunda bineceğimiz trenin 26 no’lu binario’dan (peron) kalkacağının söylendiği anonsta sayıyı yakalayamayıp oradan oraya koşturmamıza neden oluyordum. Aynı şekilde, Che ora é? veya Che ore sono? diye saat sormayı bildiğim halde cevabı anlamadığım için saati sorduğum kişinin koluna yapışıyordum.

Hani ben yolculuğun İtalya kısmında iletişim görevini üstlenecektim?

Bu içimde bir yara olduğu için dopo sette anni (yedi yıl sonra) ders vermeye başlayınca sayıları hemen, daha pratik bir şekilde öğretme ilkesini benimsedim.