Anthony Kinng, il rè mediterraneo

Anthony Quinn, Akdenizli kral!

2001 yılında 86 yaşında zatürreye bağlı solunum yetmezliğinden ölen Anthony Quinn ölümsüz, efsanevi bir oyuncu. Meksika asıllı ama tam bir Akdenizli: biraz İtalyan, biraz Yunanlı, biraz İspanyol, biraz Türk ve hatta Çağrı (The Message) filmindeki Hamza rolünü hatırlayacak olursak biraz da Arap.

Dün Kasabanın Sırrı filmini önerirken, fotoğraflarına ve videolarına bakarken müthiş bir özlem duydum ona. Nisan ayına girdik, 21 Nisan doğum günü Anthony Quinn’in. Ben de bu ayı da evde geçireceğime kanaat getirmişken Anthony Quinn filmleri izlemeye karar verdim.

Hangi filminden mi başlayacağım? Tabii ki Nicos Kazancakis’in romanından uyarlanan 1964 yapımı Zorba the Greek! Daha sonra da En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ı aldığı, Elia Kazan’ın yönettiği 1952 yapımı Viva Zapata.

Bence bu projem Mayıs ayına sarkar çünkü tekrar izlemek istediğim ve izlemediğim o kadar çok filmi var ki!

Ama kesinlikle Zorba ile başlanmalı, bir yandan Anthony Quinn, bir yandan da Mikis Theodorakis’in muhteşem film müziği ve tabii ki Nicos Kazancakis’in kurgusu.

“Ne makine şu insan be!
İçine ekmek, şarap, balık, turp koyuyorsun;
iç çekmeleri, gülüşler ve düşler çıkıyor.
Sanırım beynimizde konuşan bir sinema var.”

Zorba, Nikos Kazancakis

Ve 1995 yılında, ölümünden altı yıl önce, Mikis Theodorakis ile Münih’te muhteşem bir buluşma:

Mikis Theodorakis e Anthony Quinn a Monaco (İtalyanca’da Münih)

Arada da dün Kindle’ıma yüklediğim One Man Tango (Tek Kişilik Tango) adını verdiği ve gazeteci yazar Daniel Paisner ile birlikte yazdığı biyografisini okuyacağım. Çocukluğunda Meksika Devrimine tanık olan bu koca yürekli adamın gençliğini, Hollywood kariyerini ve renkli hayatını okumayı sabırsızlıkla bekliyorum.

“Anthony Kinng, il rè mediterraneo” üzerine 2 yorum

  1. Nisan ayının ilk iki yazısı ile Çocukluğumuza götürdün bizi gerçekten Ülgencim..
    Mayıs ayı başında şarap eşliğinde yüzyüze sohbetlere diyorum o zaman..🥂🍷

    1. Ne mutlu hemen okunmak ve bu güzel yorumları almak!! Benim de en büyük dileğim, ne çok lüksümüzün olduğunu bilmediğimiz sade hayatlarımıza dönmek..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir