Nel mezzo del cammin di nostra vita

Nel mezzo del cammin di nostra vita

mi ritrovai per una selva oscura

ché la diritta via era smarrita.

Dante’nin İlahi Komedya‘sı böyle başlıyor: Hayat yolumuzun ortasında kendimi karanlık bir ormanda buldum çünkü doğru yol kaybolmuştu. Dante, La Divina Commedia‘yı yazmaya başladığında hayat yolunun yarısı dediği 35 yaşında sürgün hayatı yaşıyordu. İnsan hayatının inişe geçmeye başladığını düşündüğü bu yaş bir dönüm noktasıdır büyük şair için.

Cahit Sıtkı Tarancı ise 35 Yaş Şiiri‘ni Dante’den ilham alarak yazmıştır.

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.

Dante gibi ortasındayız ömrün.

Şiirine bu dizelerle başlayan Cahit Sıtkı da Dante gibi delikanlılık çağındaki cevherin gözün yaşına bakmadan gideceğini söylüyor.

Her iki şairin de ömrü uzun değilmiş ve 35 yaş bile ömürlerinin ortası olamamış. Ben ömrümün ortasını çoktan aştım ve bugün sevdiklerim bana bunu bir kez daha hatırlattı, kutlattı diyelim hadi iyi niyetlerini göz ardı etmeyerek.

Kaç yaşına mı girdim? Bunu doğrudan söylemeye hazır değilim henüz, en iyisi bir Da Vinci şifresi ile vereyim:

Yeni yaşım Dante ve Cahit Sıtkı’nın öldükleri yaşların tam nel mezzo (ortasında)!

La settimana dei festeggiamenti

Kutlamalar haftası!

Grazie infinite
(Sonsuz teşekkürler)

İki arkadaşımın yarın görüşemeyeceğiz diye bugün getirdiği sürpriz torta (pasta) ile kutlamalar başladı. Üzerindeki Doğum günün kutlu olsun MÜKEMMEL KADIN yazısı herhalde Google Translate’in bana geçtiği bir kıyak, ne yazdılarsa artık İtalyanca’ya çevirmek üzere!

Bu güzel yazıyı buzdolabında muhafaza edip kendimi iyi hissetmek için arada bir bakacağım.

2020 – duemilaventi!

Tam yüzümdeki aptal tebessümü toparlamaya çalışırken sevgili Gülden, Ersin ve Emir’in hediyesi muhteşem haftalık planlayıcım geldi da Milano (Milano’dan).

Allora (haydi o zaman) planlamaya başlıyorum kutlu doğum haftamı..

Luciano de Crescenzo

Geçen yıl 18 Temmuz’da 91 yaşına girmesine bir ay kala vefat eden Luciano de Crescenzo, İtalyan halkının gönlünde taht kurmuş bravissimo (çok başarılı) bir mühendis, yazar, oyuncu ve yönetmendi.

21 dile çevrilen toplam 44 kitabı olan Crescenzo’nun Türkçe’ye çevrilen iki kitabından ilki olan Così parlò Bellavista (Böyle dedi Bellavista) romanı tek sayılı ve çift sayılı bölümlerden oluşuyor.

Tek sayılı bölümlerde Profesör Bellavista ve filozof arkadaşları arasında geçen amore (aşk ve sevgi), libertà (özgürlük) ve dünyanın gidişatına dair konuşmalar var. Çift sayılı bölümlerde ise bu temaların olduğu fıkraları bulacaksınız. Kendisi de Napolili olan Crescenzo bu kitabında, başta Napoli halkı olmak üzere Akdeniz insanının sıcaklığını vurgulamış.

Luciano de Crescenzo, 1984 yılında romandan uyarlanan aynı adlı filmin senaristi, yönetmeni ve oyuncusu.

Ecco (işte) Sevgililer Günü’nde paylaştığım sözünün de geçtiği pensieri poetici (şairane düşünceler) içeren scene (sahneler):

Siamo angeli con un’ala soltanto e possiamo volare solo restando abbracciati…

Buon San Valentino

Siamo angeli con un’ala soltanto e possiamo volare solo restando abbracciati

Luciano de Crescenzo

Tek kanatlı melekleriz, yalnızca birbirimize sarılarak uçabiliriz…

L’amore bizim dilimizde iki karşılığı olan bir sözcük: sevgi ve aşk

Bize güç veren, paylaştıkça çoğalan l’amore eksik olmasın hayatımızdan…

Sevgili Aslı ve Volkan’ın özel L’Original kurabiyeleri ile ben hazırım, öğrencilerimi bekliyorum da scuola (okuldan)..

Ora tutto è molto facile!

Şimdi her şey çok kolay!

İtalyanca öğrenmeye çalıştığım yıllarda ciddi bir kaynak sıkıntısı yaşadım. Bugün elimizin altında bilgisayarlar, dünyanın her yerinden istediğimiz her kitabın siparişini verebiliyor, kitapları saniyeler içinde Kindle’ımıza indirip hemen okumaya başlıyor, Internet üzerinde istediğimiz (hatta istemediğimiz) kadar kaynak ve gratis (ücretsiz) kurs bulabiliyoruz.

Ben ise üniversite yılları boyunca çalıştığım yarı zamanlı işlerden kazandığım modesto (mütevazı) maaşlarımı yalnızca Beyoğlu kitapçılarında bulabildiğim İtalyanca kitaplara yatırdım. Elimde anneannemin ve yengemin yıllarca abone olduğu İtalyan örgü ve ricamo (nakış) dergisi Rakam’daki modelleri çıkarabilmek için kullandıkları piccolissimo dizionario (minik sözlük), kitapçılarda bulabildiğim tek dergi L’Espresso’daki İtalya’nın kivi ihracatı ve benzer ekonomik, politik, aktüel konuların ele alındığı yazıları anlamaya, tercüme etmeye çalıştım.

Klasik dil kitaplarına, ders notlarına, eğitim olanaklarına ve hatta metinlerin daha sağlıklı İngilizce ve gittikçe iyileşen Türkçe çevirilerine facilmente (kolaylıkla) erişebileceğiniz bir dönemde eğlenceli bir guida (rehber) niteliğinde ‘çalaklavye’ derlediğim kitabımdan alıntılar yaparak, gittiğim kurslarda öğrendiklerimi, yıllar içinde oradan buradan edindiğim bilgileri, neredeyse Eureka diye haykırarak keşfettiğim semplice (basit) ama önemli noktaları en uygun sırada anlatmaya ve bu arada geniş bir kelime haznesi oluşturmanıza yardımcı olmaya çalışacağım.

Dante Alighieri

Contrariamente alle credenze popolari (genel kanının aksine), İtalyanca yalnızca İtalya’da ve İsviçre’nin güneyinde, İtalyan sınırı boyunca konuşulan bir dil değildir. İtalyanca; İsviçre, Malta, Hırvatistan, Slovenya ve naturalmente (tabii ki) İtalya yarımadasında bulunan San Marino ve Vatikan’da lingua ufficiale’dir. Bu, İtalyanca’nın yaygın olarak konuşulduğu bu ülkelerde resmî bir dil olarak kabul edilmiş olması anlamına gelmektedir. İtalyanca, bu ülkelerin dışında çok sayıda İtalyan göçmenin yaşadığı, yani piccolo (küçük) İtalya’ların bulunduğu Amerika, Kanada, Avustralya, Brezilya, Venezuela, Uruguay gibi ülkelerin yanı sıra Almanya, İngiltere, Belçika ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde ve hatta Libya, Somali ve Etiyopya’da konuşulmaktadır.

İtalyanca öğrenmeye başlarken anmamız gereken ilk kişi elbette Cehennem, Araf ve Cennet bölümlerinden oluşan, dünya edebiyat tarihinin en önemli başyapıtlarından biri La Divina Commediayı (İlahi Komedya) yazan şair ve siyasetçi Dante Alighieri’dir.

Dante Alighieri (1265-1321)

Dante Alighieri, bugün konuşulan modern İtalyanca’nın babası olarak bilinir. Dante’nin döneminde edebi eserlerde kullanılan dil çoğunlukla Latince olmasına rağmen, Dante İlahi Komedya‘yı dialetto fiorentino (Floransa lehçesi) ile yazmıştır.

Bugün İtalya’nın farklı bölgelerinde halen birçok farklı lehçe konuşuluyor, ancak 19. yüzyıl İtalya’sında güneyde yaşayan birinin kuzeyde yaşayan birini anlaması bile mümkün değilmiş.

1861 yılında Unità d’Italia (İtalya Birliği) kurulduktan sonra devlet dairelerinde kullanılan, okullarda öğretilen ve günlük hayatta konuşulan tek bir resmi dilin seçilmesine karar verilince, ‘hangi bölgenin konuştuğu İtalyanca resmi dil olacak’ tartışmalarından sonra en güzel İtalyanca’nın Dante’nin kullandığı dil olduğuna karar verilmiş. E quindi (ve böylece) modern, standart İtalyanca’nın temeli Dante’nin İtalyancası olmuş.

T. S. Eliot’un yazdığı gibi “Dante ile Shakespeare dünyayı aralarında paylaşır; bu iki ada eklenebilecek üçüncü bir ad yoktur.” ama neyse ki İngilizler de aynı şekilde Shakespeare İngilizcesini standart dil yapmamış!