Presente Indicativo, verbi irregolari

Geniş Zaman ve Şimdiki Zaman, kurallsız fiiller!

Kurallı olan fiillerin geniş zaman çekimlerini dün öğrendik. Mastar ekini atıp belirli ekleri getirerek, verdiğim listelerdeki tüm kurallı fiilleri bu zamanda kolayca kullanabilirsiniz.

Ancak, kuralsız olan fiillerin çekimini ezberlememiz gerekiyor. Bol bol cümle kurarsak konuşurken rahat gelir aklınıza, sırayla tüm şahıslar için tek tek sayıp bulmak sıkıntılı oluyor, öyle alışmayın. Kurallı fiiller için de geçerli bu tabii ki, pratik yaparak alışmalıyız ve konuşurken doğal olarak aklımıza gelmeli doğru fiil çekimi.

Essere ve avere fillerini daha önce ayrı olarak görmüştük. Onları başa alarak, sık kullanacağınız diğer kuralsız fiillerin çekimini de veriyorum:

essere (olmak) – sono, sei, è, siamo, siete, sono

avere (sahip olmak) – ho, hai, ha, abbiamo, avete, hanno

stare (bir durumda olmak) – sto, stai, sta, stiamo, state, stanno

andare (gitmek) – vado, vai, va, andiamo, andate, vanno

venire (gelmek) – vengo, vieni, viene, veniamo, venite, vengono

sapere (bilmek) – so, sai, sa, sappiamo, sapete, sanno

dare (vermek) – do, dai, dà, diamo, date, danno

fare (yapmak) – faccio, fai, fa, facciamo, fate, fanno

bere (içmek) – bevo, bevi, beve, beviamo, bevete, bevono

uscire (dışarı çıkmak) – esco, esci, esce, usciamo, uscite, escono

salire (yukarı çıkmak) – salgo, sali, sale, saliamo, salite, salgono

dire (demek, söylemek) – dico, dici, dice, diciamo, dite, dicono

scegliere (seçmek) – scelgo, scegli, sceglie, scegliamo, scegliete, scelgono

sedere (oturmak) – siedo, siedi, siede, sediamo, sedete, siedono

udire (duymak) – odo, odi ode, udiamo, udite, odono

morire (ölmek) – muoio, muori, muore, moriamo, morite, muoino

Essere, avere, stare andare, venire fiillerini öncelikle ezberleyin derim, en çok onları kullanacaksınız.

Kuralsız fiillerden tradurre (tercüme etmek) fiili ise mastar hali –ere ile biten fiiller grubunda, ancak –rre ile bitiyor.

Bu fiilin geniş zaman çekimi: traduco, traduci, traduce, traduciamo, traducete, traducono

Introdurre (tanıştırmak) de –rre ile biten ve aynı şekilde çekilen (introduco, introduci, introduce, introduciamo, imntroducete, introducono) bir kuralsız fiil. Ancak tanıştırmak anlamında presantere (sunmak) fiiline rastlayacaksınız neredeyse her zaman. Introdurre ise başlatmak, içeri almak, yerleştirmek gibi farklı anlamlarda da kullanılır.

Lei beve troppo caffè
Çok kahve içiyor

Bere (içmek) fiili öğreneceğimiz tüm zamanlarda kuralsızlar listesinde olmasına rağmen mastarı bevere olan kurallı bir fiil gibi davranıyor neredeyse her fiil çekiminde.

Anch’io (ben de) bevo troppo caffè!

Presente Indicativo, verbi regolari

Geniş Zaman ve Şimdiki Zaman, kurallı fiiller!

Essere (olmak) ve avere (sahip olmak) fiillerinin geniş zaman çekimlerini ve soru sözcüklerini öğrenip cümle kurmaya başlamıştık, şimdi sıra diğer fiillerde.

Hem geniş zaman, hem de şimdiki zaman için Presente Indicativo kullanacak, kurduğumuz cümlelere farklı vurgularla farklı anlamlar verip soruya dönüştüreceğiz.

Yani una fava (bir bakla tanesi) ile due piccioni (iki güvercin) avlayacağız!

İtalyanca’da mastar halindeki fiiller -are, -ere veya -ire mastar ekleriyle biter.

Daha önce öğrendiğimiz essere ve avere kuralsız fiillerdi.

Neyse ki çekimleri kuralsız olan fiillerin sayısı çok fazla değil. Biz öncelikle kurallı fiillerin bu zamanda, mastar ekini attıktan sonra, hangi ekleri aldığına birer örnekle bakalım. Fiillerimiz preparare (hazırlamak), prendere (almak) ve partire (yola çıkmak, ayrılmak) olsun.

Burada hemen dikkat çekmek istediğim şey, diğer şahıslardan farklı olarak üçüncü çoğul şahıs (loro) çekiminde preparaano diye a harfini uzatarak değil, preparAno diye vurgu yaparak kısa okuyacağız. Benzer şekilde, prendoono ve partoono değil, prendOno ve partOno gibi kısa vurgulu okuyacağız. Bunu en başta doğru öğrenmemiz gerekir, yanlış alıştıktan sonra düzeltmek zor oluyor.

Bu çekilmiş fiillerden rastgele birkaç tane seçip ne anlamlara gelebileceğini görelim:

preparo – hazırlarım, hazırlıyorum, hazırlar mıyım, hazırlıyor muyum, hazırlayayım, hazırlayayım mı

prepara – hazırlar, hazırlıyor, hazırlar mı, hazırlıyor mu ve resmî hitap ile hazırlarsınız, hazırlıyorsunuz, hazırlar mısınız, hazırlıyor musunuz

prendi – alırsın, alıyorsun, alır mısın, alıyor musun

prendiamo – alırız, alıyoruz, alır mıyız, alıyor muyuz, alalım, alalım mı

partite – ayrılırsınız, ayrılıyorsunuz, ayrılır mısınız, ayrılıyor musunuz

partono – ayrılırlar, ayrılıyorlar, ayrıırlar mı, ayrılıyorlar mı

Şimdi alfabetik sıraya göre –are, –ere ve –ire mastar ekleri ile biten düzenli fiilleri listeliyorum. Verdiğimiz örneklere göre bu fiilleri çekip cümleler kurabilir öğrendiğimiz soru sözcükleri ile soru cümleleri kurabilirsiniz.

-are ile biten kurallı fiiller:

abitare, aiutare, arrivare, ascoltare, aspettare, ballare, cambiare, camminare, cantare, cenare, cercare, chiamare, cominciare, comprare, contare, dimenticare, domandare, firmare, fumare, giocare, girare, guardare, guidare, gustare, imparare, insegnare, invitare, lasciare, lavare, lavorare, mangiare, mostrare, notare, nuotare, pagare, parlare, passare, pensare, portare, pranzare, provare,
raccontare, regalare, regolare, ricordare, ritornare, sembrare, sperare, studiare, tagliare, tirare, trovare, viaggiare

-ere ile biten kurallı fiiller:

accendere, assistere, assumere, attendere, cadere, chiedere, chiudere, condividere, conoscere, correre, credere, crescere, decidere, dividere, esistere,
insistere, leggere, mettere, nascondere, perdere, permettere, piangere, prendere, promettere, ridere, risolvere, rispondere, rompere, scendere, scrivere,
sorridere, spendere, spingere, succedere, temere, trasmettere, vedere, vincere, vivere

-ire ile biten verbi regolari:

aprire, avvertire, bollire, coprire, dormire, fuggire, inghiottire, investire, mentire, offrire, seguire, sentire, servire, soffrire, vestire

-ire ile biten şu fiillerde ise birinci, ikinci ve üçüncü tekil ile üçüncü çoğul şahısta kök ve geniş zaman eki arasına –isc– girecek ve kurallı fiiller gibi çekilecek:

capire, finire, garantire, gestire, preferire, proibire, pulire, punire, spedire

Bunlardan capire (anlamak), finire (bitirmek), spedire (göndermek) ve preferire (tercih etmek) fiillerinin çekimine bakalım:

capisco, capisci, capisce, capiamo, capite capiscono

finisco, finisci, finisce, finiamo, finite, finiscono

spedisco, spedisci, spedisce, spediamo, spedite, spediscono

preferisco, preferisci, preferisce, preferiamo, preferite, preferiscono

Capisci, vero?

Sizi yardımcım Alessandro ile baş başa bırakıyorum, kurallı fiillerin şimdiki zaman çekimini anlatacak. Bu dersi kitabımdan aldım, benim anlattığım şekilde ve sırada olduğu için en uygun bu videoyu buldum.

Una persona madrelingua olması da ayrıca önemli tabii:

Bu kanaldaki diğer videolara da baktım şimdi, benim tarzımla (delimsi) bire bir örtüşüyor, çok sevindim. Pratik amaçlı videoları oradan paylaşacağım.

Daha önce anlattığım avere (sahip olmak) fiiilini tekrarlamak isterseniz:

Domani impariamo i verbi irregolari (yarın kuralsız fiilleri öğreniyoruz)!

Not: Yalnızca ders notlarına bakmak için soldaki Gramer kategorisinde topladığım yazıları görüntülemenizi öneririm, eskiden yeniye doğru.

Daha önce yayınladığım konularla ilgili güzel videolar ekliyorum, isterseniz tekrar üzerinden geçin!

Che tempo fa?

Hava nasıl?

Soru sözcüklerine baktığımız yazıda bu soruyu Com’è il tempo oggi? (Bugün hava nasıl) soru cümlesinde bu şekilde vermiştim. Henüz yalnızca essere (olmak) fiilinin çekimini öğrendiğimiz için böyle sormuştum havanın nasıl olduğunu.

Com’è il tempo?

İtalyanca’da hava durumunu iki şekilde sorabiliriz:

Com’è il tempo? (hava nasıl)

Che tempo fa? (ne hava yapıyor).

Hava nasıl olabilir bakalım:

Il tempo è bello/Fa bel tempo – Hava güzel

Il tempo è brutto/Fa brutto tempo – Hava kötü

C’è il sole

Fa freddo veya freddissimo – Hava soğuk veya çok soğuk

Fa caldo veya caldissimo – Hava sıcak veya çok sıcak

C’è il sole – Güneşli (güneş var)

C’è la nebbia – Sisli (sis var)

C’è vento/Tira vento – Rüzgârlı (rüzgâr var/rüzgâr esiyor)

Tira vento

È nuvoloso/Coperto – Bulutlu/Kapalı

È parzialmente nuvoloso – Parçalı bulutlu

È burrascoso/Tempestoso – Fırtınalı

È piovoso/Piove – Yağmurlu/Yağmur yağıyor

Grandina – Dolu yağıyor

Nevica – Karlı (kar yağıyor)

Edip Akbayram’ı da analım bari Hava Nasıl Oralarda şarkısının nakaratını İtalyanca’ya çevirerek:

Che tempo fa da quelle parti, hai freddo?

Nevica sui miei capelli, non lo vedi?

(Hava nasıl oralarda, üşüyor musun? Kar yağıyor saçlarıma görmüyor musun?)

Nevica sui miei capelli
Saçlarıma kar yağıyor

Sadece kar yağsa iyi saçlara, bir de Rapunzel olma yolundayız hayırlısı bakalım. Kuaför bir terapi merkezidir bizler için, girerken depresif çıkarken manik olduğumuz. Sohbetimizi eder, bol köpüklü kahvemizi içer, sevgiyle uğurlanırız. Orada tanıdıklarla sohbet etmek, tanımadıklarla tanışmak, memleketimden kadın manzaraları izlemek ne de güzeldi.

21. yüzyılın savaş kalkanı reklamıyla sinirimi bozan siperliklerle teker teker girip savaşır gibi saç kestireceksek, saçlarına kar yağmış Rapunzel olarak gezerim daha iyi. İşleri biraz sakinleşsin, kuaförüm bana gelir ve evde keser, boyar saçımı. Kahvemizi içer, sohbet ederiz. Ben de anlamsız cılız tay kuyruğumdan kurtulur, aynalarla barışırım artık.

İtalyanca derslere gelen üçüncü sınıfta minik bir kız öğrencim vardı. Dersleri çizgi filmler, karikatürler ve komik şiirler ile ona göre tasarlamıştım. Ders günleri dışında da gelirdi sıkıldıkça. Bir gün, daha bir bakımlı gördü beni herhalde, “Ülgeeen bugün kendini çok havalı sanıyorsun ama değilsin” dedi gayet acımasız bir tonda. Kalakaldım, öyle sanmıyordum kendimi ama bu ezici iltifatı aldığım an havam değişti, bütün günü özgüvenli ve havalı geçirdim. Küçük kızlar (gerçi bazen koca kadınlar da) sevgiye rekabet karıştırır farkında olmadan. Bu tarz cümlelerde ve tepkilerde bol iltifat gizlidir aslında!

Yaşı yetenler bilir, çok yıllar önce ilk özel televizyon kanalında Hülya Uğur diye çok havalı bir hava durumu spikeri vardı. Ben de onun kapanış dileğiyle bitirmek istedim bu yazımı:

Havalar nasıl olursa olsun, sizin havanız iyi olsun!

Essere o non essere

Olmak ya da olmamak!

Essere ve avere fiilinin çekimlerini çok rahat kullanabilmemiz gerekiyor çünkü bu iki fiili geçmiş zamanda verbi ausiliari (yardımcı fiiller) olarak kullanacağız.

Avere ile biraz daha pratik yapmak için bu fiilin kullanıldığı deyimsel ifadelere bakalım:

Ho sete
Susadım

avere x anni (x yaşında olmak), avere fame (acıkmak), avere sete (susamak), avere freddo (üşümek), avere caldo (sıcaklamak), avere sonno (uykusu olmak), avere paura (korkmak), avere ragione (haklı olmak), avere torto (haksız olmak), avere fretta (acelesi olmak), avere voglia di (istemek, canı istemek), avere bisogno di (ihtiyacı olmak)

Quanti anni hai? sorusu ile karşımızdakine yaşını sorabiliriz. Tam tercüme edecek olursak, kaç yıla sahip olduğunu sormuş oluyoruz. Karşılığında ho quindici anni, ho vent’anni, ho trentadue anni veya ne ho dieci, ne ho ventuno, ne ho quaranta gibi bir cevap alabiliriz.

Ne İtalyanca’da oldukça sık kullanılan bir particella, yani parçacık. Tam karşılığı olmasa da onlardan gibi çevirebiliriz belki. Kaç yıla sahipsin? sorusuna cevap olarak bende onlardan yirmi tane var demiş oluyoruz.

Sul piatto ce ne erano venti
Sono deliziosi, ne ho mangiati cinque

Bir tabakta 20 kurabiye olsun. “Tabakta onlardan (di quei biscotti) yirmi tane vardı”, “Çok lezzetli, onlardan (di quei biscotti) beş tane yedim” diye aramızda bahsi geçen kurabiyelere işaret edip tekrar kurabiyeler sözcüğünü kullanmayabiliriz.

Bu minik sözcüğü bir de di edadı alan ifadelerde kullanacağız. Avere fiilinin kullanıldığı deyimsel ifadeler listemdeki son iki ifade ile anlatmaya çalışayım.

Ho voglia di andare al cinema diye sinemaya gitmek istediğini söyleyen kişiye, canı gitmek istemeyen arkadaşı Non ne ho voglia diyebilir kısaca. Ne burada sinemaya gitmek eyleminin yerini tutar.

Birisine bir şey anlattıktan veya bir teklif yaptıktan sonra Che/cosa ne dici? veya Che/cosa ne pensi? diye bu konuda ne dediğini veya düşündüğünü sorabiliriz. Ya da teklifimizi doğrudan ne kullanarak yapabiliriz: Che/cosa ne dici di mangiare fuori stasera? (Bu akşam dışarıda yemeye ne dersin)

İş yerinde bunalmışken telefonda tatilinin ne kadar güzel geçtiğini anlatan arkadaşıma iç geçirerek Ne ho bisogno anch’io diyerek benim de buna ihtiyacım olduğunu dile getirebilirim. Uzun uzun tatile gitmeye ihtiyacım olduğunu
söylememe gerek kalmaz, yani non c’è ne bisogno!

Che ne dite di prendere una pausa caffè, bir kahve molasına ne dersiniz?

Parole interrogative

Soru sözcükleri!

Tabii ki hep cevabı veya no olan soru cümleleri kurmayacağız. Soru sözcüklerine bir bakalım ve biraz daha soru soralım:

Che? Che cosa? ve hatta yalnızca Cosa? (ne), Chi? (kim), Dove? (nerede, nereye), Come? (nasıl), Quando? (ne zaman), Perché? (neden), Quanto? (ne kadar) Quanti/Quante? (kaç tane), Quale/Quali? (hangi, hangisi, hangileri)

Kimin? sorusu için ise ayrı bir sözcük yok, bu soruyu öğrendiğimiz preposizione’lerden di ile soracağız: Di chi? (kimin)

Aynı şekilde başka soru ifadeleri de oluşturabiliriz:

Per chi? (kim için), Con chi? (kiminle), Da chi? (kimden, kime), Di dove? (nereli), Da dove (nereden), Da quando? (ne zamandır), Da quanto tempo? (kaç zamandır)

Ve benim “Bu dilde de yok” diye kaçıncı kez hayıflandığım Kaçıncı? sorusu maalesef yok.

Gerçi ben bazen darda kalınca Quantesimo? diye soruyorum ve cevap alıyorum!

Che ve quanto soru sözükleri, bir sıfattan önce kullanıldığında ne ve ne kadar anlamı veren bir ünlem cümlesi kurmamıza yardımcı olur: Che bello! (Ne güzel), Quanto bello! (Ne kadar güzel), Che bei fiori! (Ne güzel çiçekler)

Bu ifade bir cümlenin içinde de geçebilir:

Hai visto che bei fiori mi ha portato?
(Bana ne güzel çiçekler getirmiş gördün mü?)

Che ayrıca bir isimden önce de kullanılabiliyor ünlem cümlesi kurarken (Che bellezza! (Ne güzellik), Che fortuna! (Ne şans), Che sfortuna! (Ne şanssızlık), Che peccato! (Ne yazık), Che schifo! Ne iğrenç)

Come mai ifadesi ise perché gibi sebep sormak için kullanılıyor, ancak biraz şaşkınlık içeren daha meraklı sorularda tercih etmeliyiz, İngilizce’deki How
come?
sorusu gibi.

Bir de bu, bunlar anlamına gelen questo, questa, questi, queste ve o, onlar anlamına gelen quel, quell’, quello, quella, quei, quegli, quelle işaret sıfatlarını ve
zamirlerini kullanacağım alışalım diye.

Bello sıfatı isimden sonra geldiğinde bello, bella, belli, belle olmak üzere dört şekilde kullanılmasına rağmen, isimden önce geldiğinde quello işaret sıfatı gibi bel, bell’, bello, bella, bei, begli, belle olur (bel fiore, bell’amica, bello studente, bella ragazza, bei bambini, begli amici, belle donne)

Dai (haydi) ben soruyorum, siz cevaplayın:

  • Chi sono Antonio e Giulia? (Antonio ve Giulia kim)
  • Dov’è la macchina della signorina? (Hanımefendinin arabası nerede)
  • Quando è aperto il negozio? (Dükkân ne zaman açık)
  • Quanti libri ci sono sullo scaffale? (Rafta kaç kitap var)
  • Di chi è questa macchina? (Bu araba kimin)
  • Per chi sono questi fiori? (Bu çiçekler kimin için)
  • Perchè é chiusa la libreria? (Kitapçı neden kapalı)
  • Chi è quella bella ragazza? (O güzel kız kim)
  • Com’è il tempo oggi? (Bugün hava nasıl)
  • Che giorno è oggi? (Bugün günlerden ne)
  • Chi sono quei bei bambini? (O güzel çocuklar kim)
  • Signore, quale casa è la vostra? Questa? Hanımefendi, hangi ev sizinki, bu mu)
  • Dove c’è una banca qui vicino? (Burada yakında nerede bir banka var)
  • A che ora è la partita Francia-Belgio? (Fransa- Belçika maçı saat kaçta)
  • Su che canale è Rai Sport? (Rai Sport hangi kanalda)
  • Come mai hai cominciato ad imparare l’italiano? (İtalyanca öğrenmeye nasıl başladın)
  • Quante bottiglie d’acqua ci sono nel frigorifero (frigo)? (Buzdolabında kaç şişe su var)

Dov’è ve Com’è ile başlayan sorulardaki contrazione (iki sesli harf yan yana geldiğinde bir harf atılarak yapılan kısaltma) dikkatinizi çekmiş olabilir (Dove è ve Come è)

Aynı şekilde Che cosa è, Cosa è, Quanto è ve Quale è sorularını da Che cos’è, Cos’è, Quant’è ve Qual’è şeklinde görebilirsiniz, duyabilirsiniz.

Son soru cümlesindeki d’acqua da bir kısaltma örneği (di acqua).

Bazen de Marco ed Anna veya Ad Istanbul örneklerinde veya yukarıdaki ad imparare ifadesini içeren soru cümlesinde olduğu gibi, e bağlacı veya a edadından sonra sesli harfle başlayan bir sözcük geldiğinde d harfi eklenerek telaffuz kolaylığı sağlanıyor.

I verbi avere e essere

Sahip olmak ve olmak fiilleri!

Bu haftaya dersle başlıyorum, müfredat yetişmeyecek..

Artık iki temel fiile öncelik vererek hemen cümle kurmaya başlayalım. Kuralsız olduğu için ezberlememiz gereken avere (sahip olmak) ve essere (olmak) fiillerinin geniş zaman çekimlerini bilirsek şu ana kadar öğrendiklerimizle bol bol cümle kurabiliriz.

Daha önce öğrendiğimiz kişi zamirlerini tekrarlayalım:

Tekil: io (ben), tu (sen), lui/lei ve Lei (erkek/dişi o ve resmî hitap olarak siz)

Çoğul: noi (biz), voi (siz), loro (onlar)

İtalyanca’da fiiller her kişi zamiri için farklı çekilir ve bu nedenle de zamirler vurgulama amacı dışına pek kullanılmaz.

Ancak, geniş zamanda birinci tekil ve üçüncü çoğul çekimi aynı, yani sono olan essere fiilini kullanırken duruma göre kişi zamiri kullanmamız gerekebilir.

Bu arada, fiilin başına non getirerek cümlemize olumsuz anlam verebiliriz.

Essere fiilinin çekimini öğrenmişken, çok sık kullanacağımız c’è (var, tekil) ve ci sono (var, çoğul) kalıplarına da bakalım. Yine non kullanarak non c’è (yok, tekil) ve non ci sono (yok, çoğul) diyebiliriz.

Tüm öğrendiklerimizi pekiştiren cümleler kurmaya başlıyorum. Siz de yalnızca bu iki fiili kullanarak molte frasi (çok sayıda cümle) kurabilirsiniz şimdiden.

  • L’italiano non è una lingua difficile (İtalyanca zor bir dil değil)
  • La mia amica Laura è di Siena (Arkadaşım Laura Sienalı)
  • Noi siamo al mare (Denizdeyiz)
  • Anna e Carlo hanno due figli (Anna ve Carlo’nun iki çocuğu var)
  • La nostra macchina è vecchia (Arabamız eski)
  • La prossima settimana non sono in ufficio (Gelecek hafta ofiste değilim)
  • Bob non è americano, è inglese (Bob Amerikalı değil, İngiliz)
  • Il lavoro di mio padre è molto stressante (Babamın işi çok stresli)
  • Non è un problema grave (Ciddi bi sorun değil)
  • Non c’è problema (Sorun yok)
  • Mia cugina Roberta é molto simpatica (Kuzenim Roberta çok sempatik)
  • Gli alberghi in questa zona sono molto cari (Bu bölgedeki oteller çok pahalı)
  • Abbiamo solo due biglietti per il concerto (Konser için yalnızca iki biletimiz var)
  • I miei studenti sono bravissimi (Öğrencilerim çok başarılı)
  • Ci sono sessanta minuti in un’ora (Bir saatte altmış dakika var)
  • Ha due fratelli maggiori (İki ağabeyi var)
  • Siete molto intelligenti (Çok zekisiniz)
  • Parlare l’italiano è abbastanza facile (İtalyanca konuşmak oldukça kolay)
  • Il direttore del film è molto bravo (Filmin yönetmeni çok başarılı)
  • Un biglietto di andata e ritorno è più economico (Gidiş dönüş bileti daha hesaplı)
  • Hanno una piccola casa in montagna (Dağda küçük bir evleri var)
  • Viaggiare in treno è divertente (Trenle seyahat etmek eğlenceli)
  • Nella mia classe ci sono venti studenti (Sınıfımda yirmi öğrenci var)

Cevabı (evet) veya no (hayır) olan soruları sorarken fiili başa alabildiğimiz gibi, düz cümleyi değiştirmeden yalnızca vurguyu değiştirerek de soru sorabiliyoruz.

Kısa bir cümle ile deneyelim. Lui ha un cane (onun bir köpeği var) cümlesini birkaç şekilde soruya çevirebiliriz:

Lui ha un cane

Lui ha un cane?
Lui ha un cane, vero?

Ha un cane?
Ha un cane, vero?

Ha un cane lui?
Ha un cane, non è vero?

Vero ve non è vero bizim sürekli kullandığımız değil mi sorusu gibi her cümlenin sonuna gelerek bir evet/hayır sorusu yapmanıza yardımcı olur.

Cümlenin olumlu veya olumsuz olmasına göre tercih yapmanız gerekmiyor, istediğinizi kullanabilirsiniz. Hatta yalnızca no diyerek de aynı soruyu sorabilirsiniz.

È molto facile, no? (Çok kolay, değil mi)

Le ore in italiano

İtalyanca’da saatler!

İtalyanca’da saati iki şekilde sorabiliriz: Che ora è ? veya Che ore sono?

Saati söylerken ise 1 için essere (olmak) fiilinin 3. tekil (é),
diğer saatler için ise 3. çoğul (sono) çekimi kullanılır.

Sono le sei
Sono le tre

È l’una – Saat 1

Sono le due – Saat 2

Sono le cinque – Saat 5

Sono le sette – Saat 7

İtalya’da da 24 saatlik zaman dilimi kullanıldığı için konuşma sırasında gerektiğinde del mattino veya di mattina (sabah), del pomeriggio veya di pomeriggio (öğleden sonra), della sera veya di sera (akşam), della notte veya di notte (gece) ifadeleri eklenir.

06:00 – Sono le sei (di mattina)

16:00 – Sono le quattro (di pomeriggio)

20:00 – Sono le otto (di sera)

23:00 – Sono le undici (di notte)

Sono le dodici e venti

Saatleri söylerken, geçiyor anlamında e ve var anlamında meno (daha az, eksi) kullanacağız.

07:10 – Sono le sette e dieci

08:55 – Sono le nove meno cinque

Buçuklu saatleri e mezzo veya e mezza ekleyerek iki şekilde söyleyebiliyoruz.

22:30 – Sono le dieci e mezzo/mezza

12:30 – Sono le dodici e mezzo/mezza

Ama tabii ki sono le dieci e trenta veya sono le dodici e trenta da diyebiliriz bu saatler için.

Çeyrekli saatler ise bir çeyrek anlamına gelen un quarto ifadesi ile söyleniyor.

13:15 – È l’una e un quarto

15: 15 – Sono le tre e un quarto

13:45 – Sono le due meno un quarto

15: 45 – Sono le quattro meno un quarto

Bu örnekteki saatler şu şekilde de söylenebilir:

13:15 – È l’una e quindici

15: 15 – Sono le tre e quindici

13:45 – È l’una e tre quarti

15: 45 – Sono le tre e tre quarti

Saatler söylenirken 15 geçiyor diyebiliyoruz ama 15 var hiç kullanılmayan bir ifade. Onun yerine üç çeyrek geçiyor diyebiliriz veya yukarıdaki çeyrek var anlamına gelen meno un quarto ifadesini kullanmalıyız.

Mezzogiorno (12:00) ve mezzanotte (24:00) sözcükleri ise öğlen (günün yarısı) ve gece yarısı anlamlarındadır.

Dün öğrendiğimiz gibi, İtalyanca’da gece yarısından sonraki saatlere le ore piccole deniyor. Bir, iki, üç gibi küçük saatlere kadar uyumamak anlamındaki deyim ise ise fare le ore piccole.

Saat kaçta sorusu ise A che ora? şeklinde soruluyor. Cevaplarda -de, -da anlamındaki a ve saat ifadesinin başındaki tekil l’ ve çoğul le articolo’su birleşiyor.

Alle otto

All’una – Saat 1’de

Alle due – Saat 2’de

Alle tre e un quarto – Saat 3:15’te

Alle otto e mezzo/mezza – Saat 8:30’da

Not: İtalyanca’da saatler sayı ile yazılırken bizdeki gibi iki nokta üst üste işareti değil, yalnızca nokta kullanılıyor

A che ora ci vediamo domani? Va bene alle 10.30?


Gli aggettivi e i pronomi possessivi

İyelik sıfatlarını ve zamirlerini öğrenmeden önce kişi zamirlerine bakalım:

Tekil kişi zamirleri: io (ben), tu (sen), lui (o, erkek), lei (o, kadın), Lei (siz, resmî hitap) ve çoğul kişi zamirleri noi (biz), voi (siz), loro (onlar)

Gramerde cansız nesneler ve hayvanlar için esso (tekil erkek o), essa (tekil dişi o), essi (çoğul erkek onlar) ve esse (çoğul dişi onlar) zamirleri olsa bile modern İtalyanca’da hiç kullanılmadığı için yer vermeyeceğim. Nadiren resmi belgelerde falan görebilirsiniz!

Aitlik bildiren mio, tuo, suo nostro, vostro, loro iyelik sıfatları ve zamirlerinden önce çoğunlukla articolo kullanıldığı için kolaylık olsun diye tabloda bu şekilde veriyorum. İyelik sıfatlarından sonra gelen ismin cinsiyeti ve niceliği önemli, kişinin değil!

Örneklerde kullanacağım sözcükler: l’ufficio, la casa, il problema, il lavoro, l’amica, la macchina

il mio ufficio (benim ofisim), la tua casa (senin evin), i suoi problemi (onun sorunları), il Suo lavoro (sizin işiniz, resmî hitap), le vostre amiche (sizin arkadaşlarınız), la loro macchina (onların arabası)

Aynı sözcüklerle farklı ifadeler deneyelim:

il suo ufficio (onun ofisi), la nostra casa (bizim evimiz), i miei problemi (benim sorunlarım), il tuo lavoro (senin işin), le loro amiche (onların arkadaşları), la Sua macchina (sizin arabanız, resmî hitap)

İsim kullanmadan yalnızca il mio, la tua, i suoi, il Suo, le vostre, la loro ise sırasıyla benimki seninki, onunkiler, sizinki (resmî hitap), sizinkiler ve onlarınki anlamında zamir olarak kullanılır.

Dikkat etmemiz gereken birkaç kurala bakalım:

Loro (onların) iyelik sıfatı ve zamiri, diğerleri gibi cinsiyete ve niceliğe göre değişmez, hep loro kalır

il loro ufficio, la loro casa, i loro amici, le loro amiche

Tekil aile bireyleri için articolo kullanılmaz

mio fratello, tua zia, sua sorella, Sua figlia, nostra madre, vostro padre ama la loro cugina

Ama aile bireylerinden çoğul olarak bahsederken articolo kullanılır

le mie cugine, i tuoi fratelli, i suoi genitori, le Sue zie, i nostri nonni, i vostri figli, le loro sorelle

Loro ile aile bireyleri için her zaman (tekil/çoğul) articolo kullanılır

il loro figlio, la loro sorella, il loro nipote, i loro genitori, le loro nonne

Biraz karışık gelebilir, yine pratikle yerleşecek.

Örneğin, giorno (gün) sözcüğünü kullanarak evdeki günlerimiz diyelim. Bu sözcük o harfi ile bittiği için erkek olduğunu anlayıp il giorno olduğunu düşünmeliyiz, o zaman çoğulu da i giorni olur. Bizim anlamındaki nostro sözcüğünü de çoğullaştırmalıyız. Bu sözcük, erkek çoğul isimler için nostri olarak kullanılır, yani i nostri giorni (günlerimiz) olur.

Evdeki günlerimiz diyeceksek i nostri giorni a casa demeliyiz.

Karantinadaki iki ayımız demeye çalışalım şimdi de. Ay sözcüğü il mese, dolayısıyla çoğulu i mesi ve aylarımız anlamında i nostri mesi demeliyiz. Ama iki ayımız diyeceğiz, o zaman i nostri due mesi in quarantena olacak.

Dünkü yazımın başlığına bakalım, Le mie dolci superstizioni (benim tatlı batıl inançlarım). Bu zorca bir örnek.

Sözcüğümüz tekil olarak superstizione, e harfi ile biten sözcüklerin erkek mi yoksa dişi mi olduğunu ezberlememiz gerekiyordu. Yani o veya a ile biten sözcükler (istisnalar hariç) gibi hemen anlayamıyorduk.

Ancak -zione ve -sione ile biten sözcüklerin dişi olduğunu bildiğimiz için hemen superstizione sözcüğünün dişi bir sözcük olduğunu düşünmeliyiz, bu nedenle la superstizione olacak.

Benim batıl inancım demek istersek la mia superstizione, benim tatlı batıl inancım diyeceksek ise la mia dolce superstizione diyeceğiz. Bu ifadelerin çoğulu le mie superstizioni ve sıfatı da çoğullaştırarak le mie dolci superstizioni olacak.

Tatlı anlamına gelen dolce sıfatı, isimden önce gelen az sayıda sıfattan biri, o nedenle superstizione sözcüğünden önce kullandık.

Şimdiye kadar öğrendiklerimizi tekrar etmiş olduk birkaç örnekle. Artık cümle kurmaya hazırız i miei dolci studenti!

Not: Burada aslında sözcüğümüz lo studente (erkek bir sözcük ve baş harfleri st, yani s ve bir sessiz harf), bu nedenle çoğulu gli studenti ama araya benim anlamında çoğul miei iyelik sıfatı girdiği için articolo normalleşti ve gli yerine i oldu

Darısı bizim normalleşmemize!

Le preposizioni

İtalyanca’da edatlar oldukça zor ve karmaşık bir konudur. Yalnızca le preposizioni anlatan bir kitabım olduğumu söylersem durum anlaşılacaktır.

I fiori di oggi
Bugünün çiçekleri

Ben öncelikle en sık kullanılan edatları, en sık kullanıldıkları anlamıyla anlatayım. Daha sonra cümle kurmaya başlayınca, farklı ifadeler içinde bol bol kullanarak diğer anlamlarını ve kullanım şekillerini daha rahat anlamanıza yardımcı olabilirim.

  • di – aitlik bildiren iyelik eki –in, ın, un, ün (İngilizce of)

di Laura (Laura’nın), di mia madre (annemin), di chi (kimin)

  • a – yön ve yer belirten ismin e hali ve de hali (İngilizce to ve at)

a casa (eve, evde), a scuola (okula, okulda), a Milano
(Milano’ya, Milano’da)

  • da – çıkma, ayrılma bildiren ismin den hali (İngilizce from)

da Roma (Roma’dan), da casa (evden), da vicino (yakından)

  • in – içinde veya ismin de hali (İngilizce in)

in Italia (İtalya’da), in una camera (bir odada), in due mesi (iki ayda)

In Italia aynı zamanda İtalya’ya anlamına gelir. Bu anlamlarda şehirler için a ve ülkeler için in kullanılır. A Madrid (Madrid’e, Madrid’de), in Spagna (İspanya’ya, İspanya’da).

  • su – üstüne ve üstünde (İnglizce on)

su una montagna (bir dağın üstünde/üstüne), su un divano (bir kanepenin/divanın üstünde/üstüne)

Bu anlattığım cinque preposizioni önündeki sözcüğün articolo’su ile birleşiyor. Daha önce verdiğim örneklerde özellikle articolo’suz kullanıldığı durumları seçtim veya sonrasında un, una gibi articolo indeterminativo kullandım.

Şimdi bu edatları articolo’lu bir sözcükle nasıl kullanacağımıza bakalım. Bir tablo yaparak incelersek daha kolay anlayabilir, gerektiğinde hemen başvurabiliriz.

dalla finestra (pencereden), al mare (denize, denizde), del film (filmin), sul tavolo (masanın üstünde, üstüne), al tavolo (masaya, masada), nella borsa (çantada), sullo sgabello (taburenin üstünde), all’alba (şafak vakti), della camera, (odanın), nell’autobus (otobüste), dei bambini (çocukların), degli amici (arkadaşların), sui piatti (tabaklarda, tabaklara), nelle tazze (fincanlarda), dalle informazioni (bilgilerden), sulle foto (fotoğrafların üstüne, üstünde), dai libri (kitaplardan), dagli alberi (ağaçlardan)

Buona festa della mamma yazımda di ve la (la mamma/madre) birleşip della olmuştu, 1 Mayıs’ta yazdığım Buona festa dei lavoratori’de (i lavoratori) ise di ve i bir araya gelip dei olmuştu. O zaman, Haziran’da da Buona Festa del papà adlı bir yazıda Babalar Gününü kutlarken di edadı ve il (il papà/padre) articolo’sunu birleştirip del ile bir tamlama oluşturacağız demek ki!

Bu tabloyu (la tabella delle preposizioni articolate) ezberleyip kafa karıştırmak yerine gördüğünüz kalıplarda dikkatli olup pratik bir şekilde öğrenmeniz daha kolay olacaktır, un suggerimento dall’insegnante (öğretmenden bir öneri).

Ben de alışmanız için yazıların içindeki İtalyanca ifadelerde daha çok kullanmaya çalışacağım.

Bu en zor kısmı atlattıktan sonra diğer edatlara bakalım:

  • per – için (İngilizce for)

per un amico, per la lezione, per i bambini, per gli amici

  • con – ile (İngilizce with)

con la carta di credito, con l’aiuto di un amico (bir arkadaşın yardımıyla)

Nadiren col veya colla olarak articolo ile birleşip kullanılsa da quasi sempre (neredeyse her zaman) ayrı rastlayacaksınız.

  • fra/tra – arasında (İngilizce between, among)

tra amici, fra Venezia e Padova, tra fratelli, fra l’auto e la bici

Il cane é fra l’auto e la bici

Bu iki preposizione aynı anlamdadır ve istediğinizi kullanabilirsiniz. Tek kural, tra ile başlayan bir sözcükten önce tra ve fra ile başlayan bir sözcükten önce de fra kullanılmaz. (tra fratelli, tra Franca e Spagna, fra traduttori)

Yani Socializzazione tra due balconi adlı yazımı Socializzazione fra due balconi olarak da adlandırabilirdim.

Bu iki balkon arası sosyalleşme de İtalya’dan:

Tavola fra due balconi a Porto San Giorgio
Porto San Giorgio’da iki balkon arasında sofra

Fra ve tra edatları bir zaman birimi ile kullanıldığında ‘içinde’ anlamına gelir: fra dieci minuti (on dakika içinde), tra due mesi (iki ay içinde), fra un anno (bir yıl içinde), tra quattro ore (dört saat içinde).

Ci vediamo fra qualche giorno! (Birkaç gün içinde görüşürüz)

Riferimenti e titoli

Hitap şekilleri ve unvanlar!

Tanımadığımız veya resmî olarak hitap ettiğimiz erkeklere Signore, kadınlara Signora ve genç kızlara Signorina diye hitap edeceğiz.

Un profumo dal Signor Ferragamo

Eğer kişiye soyadı ile hitap etmek istiyorsak Signor Bianchi, Signora Verdi ve Signorina Prodi diyebiliriz.

Bir kişiye doğrudan hitap etmeyip ondan üçüncü şahıs olarak bahsediyorsak articolo kullanmamız gerekiyor (il Signor Ferranti, la Signora Rossi, la Signorina Panciera).

Erkek çoğul olarak kullandığımız zaman ise evli bir çiftten bahsetmiş oluyoruz (i Signori Angeli).

Soyadı kullanmadan ise kişilerden il signore, la signora ve la signorina diye bahsedebiliriz (quella signora è un’insegnante di fisica)

Presidente, architetto, avvocato, dottore/dottoressa, professore/professoressa, ingegnere, direttore, senatore gibi meslekler de soyadı ile birlikte, unvan olarak bu hitap tarzları gibi kullanılır.

Ancak Signor Bianchi örneğinde olduğu gibi dottore, professore, ingegnere, direttore ve senatore sözcüklerinin son harfi olan –e düşer
(Dottor Leone, Ingegner Passini, Senator Ruggini).

Benzer şekilde, il mare (deniz) sözcüğü bir deniz adı verirken değişir (il Mar Mediterraneo, il Mar Rosso, il Mar Caspio, il Mar Nero, il Mar Egeo).

Marmara Denizi ise il Mar Marmara gibi bir tekerleme değil, il Mar di Marmara.

A proposito (bu arada), dottore ve dottoressa sözcükleri (ve unvanları) aynı zamanda üniversite mezunu erkekler ve kadınlar için kullanılıyor, insana doktora yapmış hissi veriyor!

İtalyan yönetmen Pietro Germi’nin 1966 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü Un homme et une femme ile paylaşan komedi filmi Signore e Signori’den qualche scena (birkaç sahne):

Dal film Signore e Signori di Pietro Germi
Pietro Germi’nin Signore e Signori filminden

Sırp-İtalyan oyuncu Desanka (takma adı Beba ) Lončar niye güldüğü sorulunca Non lo so diyerek nedenini bilmediğini söyleyip Perché ridi tu? (sen neden gülüyorsun) diye soruyor.

Bilmem bu size de oluyor mu ama benim başıma pek sık gelmeye başladı artık. Sinirler hayli (yani highly) bozuk ve evet bir de ridere senza motivo è contagioso (sebepsiz gülmek bulaşıcıdır)!

Not: Bu arada, bir kalabalığa hitap ederken İtalyanca’da da bizdeki sırada söyleniyor, Signori e Signore

Devamını bilen bilir ama bilmeyenler için söyleyelim, Baylar Bayanlar, merdivenden kayanlar!