Molto, tanto, troppo, poco

Bir sıfattan veya zarftan önce geldiğinde değişmeyen molto ve tanto (çok) ile troppo (olumsuz anlamda çok) sözcükleri bir isimden önce gelip miktar ve sayıca fazlalık bildirecekse cinsiyete ve niceliğe göre değişir:

molto, molta, molti, molte
tanto, tanta, tanti, tante
troppo, troppa, troppi, troppe

-o ile biten bir sıfattan önce:

molto bello/bella/belli/belle (güzel)

tanto fresco/fresca/freschi/fresche (taze)

troppo caldo/calda/caldi/calde (sıcak)

-e ile biten bir sıfattan önce:

molto interessante/interessanti (ilginç)

tanto dolce/dolci (tatlı)

troppo veloce/veloci (hızlı)

veya zarftan önce:

molto semplicemente, molto bene veya molto male, tanto bene veya tanto male, troppo velocemente, troppo tardi (geç)

İsimden önce:

molto latte, molta acqua, molti amici, molte cose (çok şey)

tanto lavoro (iş), tanta paura (korku), tanti libri, tante riviste

troppo rumore (gürültü), troppa gente (kalabalık), troppi errori (hata) troppe cose

Aynı şekilde, az anlamındaki poco da sıfattan veya zarftan önce geldiğinde değişmez (poco bello/bella/belli/belle veya poco bene) ama isimden önce gelip az bir miktar veya az bir sayıyı bildirdiğinde değişir: poco, poca, pochi, poche (poco lavoro, poca gente, pochi amici, poche amiche)

Molto, tanto, troppo ve poco fiilden sonra geldiğinde değişmez (mi piace molto, vorrei tanto, parla troppo, mangiare poco). Daha sonra fiilleri öğrenip cümle kurmaya başladığımız zaman örneklerde göreceğiz.

Öğrendiğimiz tüm isimler ve sıfatlar ile tekil ve çoğul denemeler yapabilirsiniz!

Gli articoli indeterminativi

Belirtisiz tanım edatları!

Gli articoli indeterminativi (un, uno, un’, una)

Belirtisiz tanım edatlarını herhangi bir kişi veya nesneden bahsederken kullanacağız.

‘Bir’ anlamına gelen bu articolo, erkek isimlerde un (il ve l’ articolo’su alan sözcükler) veya uno (lo articolo’su alan sözcükler), dişi isimlerde ise una (la articolo’su alan sözcükler) veya un’ (l’ articolo’su alan sözcükler) olacaktır.

Aynı örnekler üzerinden gidelim.

Le parole maschili

il biglietto, il corso, il giorno, il numero, il centro
un biglietto, un corso, un giorno, un numero, un centro

l’articolo, l’anno, l’appartamento, l’albergo, l’amico
un articolo, un anno, un appartamento, un albergo, un amico

lo spirito, lo scherzo, lo sbaglio, lo sgabello, lo zaino, lo sciopero
uno spirito, uno scherzo, uno sbaglio, uno sgabello, uno zaino, uno sciopero

il cane, il pesce, il bicchiere, lo scrittore, il giornale
un cane, un pesce, un bicchiere, uno scrittore, un giornale

il meeting, il film, l’autobus, l’hobby, lo shampoo, il bar
un meeting, un film, un autobus, un hobby, uno shampoo, un bar

Le parole femminili

la camera, la sera, la famiglia, la libreria, la chiesa, la fattoria
una camera, una sera, una famiglia, una libreria, una chiesa, una fattoria

l’amica, l’uscita, l’arancia, l’aula
un’amica, un’uscita, un’arancia, un’aula

la scarpa, la sciarpa, la strada, la zia, la zanzara
una scarpa, una sciarpa, una strada, una zia, una zanzara

la classe, la canzone, la lezione, la stazione, la televisione
una classe, una canzone, una lezione, una stazione, una televisione

NB (nota bene): Sesli harfle başlayan erkek sözcüklerde articolo indeterminativo olarak un ama sesli harfle başlayan dişi sözcüklerde un’ kullanmanız gerektiğini unutmayın.

Tek bir tane değil de bir miktar veya birkaç tane demek istediğimizde sözcüğün cinsiyetine ve niceliğine göre del, dell’, dello, della, dei, degli veya delle kullanmalıyız (dell’acqua, dei libri, degli amici, delle riviste).

Bu articoli partitivi, ileride öğreneceğimiz di edadının sözcüğün articolo’su ile birleşmiş halidir.

Yine birkaç tane anlamına gelen qualche sözcüğü ise her zaman tekil bir isimle kullanılır (qualche libro, qualche amico, qualche amica, qualche rivista).

Biraz diyeceksek ise un poco veya kısaltılmış haliyle un po’ ifadesini kullanmalıyız.

Bu ifade, bir isimle kullanılacaksa di edadı ile (un po’ di acqua) sıfat veya zarfın anlamında bir derece gösterecekse olduğu gibi kullanılır (un po’ freddo, un po’ male).

Bu konuyu un proverbio italiano (bir İtalyan atasözü) ile bitirelim:

“Chi trova un amico trova un tesoro”
(Bir arkadaş bulan bir hazine bulur)

Bu arada, ‘hazine’ anlamına gelen tesoro İtalya’da sık kullanılan bir sevgi ve iltifat sözcüğüdür.

Prima di tutto

Her şeyden önce!

İtalyanca’da tutto sözcüğü yeni öğrenenlerin kullanırken şaşırdığı bir sözcüktür.

Kolayca anlaşılması için şimdilik kısaca şöyle anlatayım, daha sonra fiil çekimlerini öğrendikçe cümle içinde kullanmaya başlarız:

  • Tutto tek başına ‘her şey’ anlamına gelir (tutto bene)
  • Önüne geldiği tekil sözcüğün cinsiyetine göre tutto veya tutta olarak değişir ve ‘tüm, tümü, tamamı’ anlamına gelir (tutto il pane, tutto il vino ama tutta la torta, tutta l’acqua)
  • Tutti tek başına ‘herkes’ anlamına gelir (tutti bene)
  • Önüne geldiği çoğul sözcüğün cinsiyetine göre tutti veya tutte olarak değişir ve ‘hepsi’ anlamına gelir (tutti i ragazzi, tutti i libri ama tutte le ragazze, tutte le riviste)

Ancak gün ve günün bölümleri için tekil ve çoğul kullanımda anlam değişir:

Tutto il giorno (tüm gün), tutti i giorni (her gün)

Tutta la mattina (tüm sabah), tutte le mattine (her sabah)

Tutto il pomeriggio (tüm öğleden sonra), tutti i pomeriggi (her öğleden sonra)

Tutta la sera (tüm akşam), tutte le sere (her akşam)

Tutta la notte (tüm gece), tutte le notti (her gece)

‘Her’ anlamına gelen ogni sözcüğü hep ismin tekil hali ve articolo olmadan kullanıldığı için tercih edilebilir (ogni giorno, ogni mattina, ogni pomeriggio, ogni sera, ogni notte).

Gli articoli determinativi

Belirtili tanım edatları!

Gli articoli determinativi (tekil: il, lo, la, l’ ve çoğul: i, gli, le)

İtalyanca’da isim olan sözcükler çoğunlukla –o, –a veya –e harfi ile biter. Son harfi –o olan sözcükler istisnalar dışında erkektir ve ‘il’ articolo’su alır, –a ile biten sözcükler de istisnalar dışında dişidir ve ‘la’ articolo’su alır.

Son harfi –e olan sözcükler erkek veya dişidir ama bu şekilde anlattığımda onca yıl içinde yalnızca bir öğrencimin anladığı ve düzelttiğimde “Erkek veya dişidir demiştiniz, ben erkek diyorum” diye savunmaya geçtiği gibi bizim keyfimize bağlı değil maalesef.

Bazı kurallar olsa da, –e ile biten sözcüklerin articolo’sunu ezberlemek bize düşüyor!

Le parole maschili

Daha önce la pronuncia (telaffuz) konusunda ve teşekkürler sayfamda öğrendiğimiz sözcükleri kullanarak bakalım:

il biglietto, il corso, il giorno, il numero, il centro

Bu sözcüklerin çoğulları aşağıdaki gibidir:

i biglietti, i corsi, i giorni, i numeri, i centri

Bazı erkek sözcükler ise sesli harf ile başlıyor. O zaman şöyle yapacağız:

l’articolo, l’anno, l’appartamento, l’albergo, l’amico

Çoğullaştırırken son harf yine –i ama çoğul articolo ‘gli’ olacak (li diye okunuyor):

gli articoli, gli anni, gli appartamenti, gli alberghi, gli amici

Son olarak, s ve bir sessiz harf veya z harfi ile başlayan erkek kelimeler ‘lo’ articolo‘su alır:

lo spirito, lo scherzo, lo sbaglio, lo sgabello, lo zaino (sırt çantası)

İtalya için bariz sebeple kullanılan lo stivale (çizme) sözcüğü de bu gruptadır.

Çoğulda articolo yine ‘gli’ olacak:

gli spiriti, gli scherzi, gli sbagli, gli sgabelli, gli zaini

Bu kural, y harfi ile başlayan sözcükler için de geçerli. İtalyanca’da y harfi olmadığı için bu sözcüklerin yabancı dillerden geldiğini anlayabiliriz (lo yoga, lo yogurt).

Şimdi de –e ile bitip erkek olan sözcüklerden birkaç örnek verelim:

il cane, il pesce, il bicchiere, lo scrittore (erkek yazar), il giornale (gazete)

Bu sözcüklerin çoğulu –i ile biter:

i cani, i pesci, i bicchieri, gli scrittori, i giornali

il rame (bakır), l’animale, il campanile (çan), il potere (güç) ve yukarıda saydığım il giornale ve il bicchiere gibi -ame, -ale, -ile ve -ere ile biten sözcüklerin çoğu, l’attore (aktör) ve yukarıdaki lo scrittore gibi -ore ile biten sözcüklerin tümü erkektir.

Son harfi –a olduğu halde erkek olan ve sıklıkla kullanacağımız istisna sözcükler il programma, il problema, il sistema ve il cinema. Bu sözcükleri i programmi, i problemi, i sistemi ve i cinema olarak çoğullaştırıyoruz.

Artista, dentista gibi –ista ile biten sözcükler, meslek sahibi kişinin cinsiyetine göre articolo alır. Erkek bir sanatçı veya diş hekiminden bahsediyorsak l’artista veya il dentista demeliyiz.

Son olarak, sessiz harf ile biten ve bu nedenle yabancı dillerden geldiğini anlayabileceğimiz sözcüklerin erkek olduğunu söyleyelim. Burada articolo, yukarıda öğrendiğimiz gibi sözcüğün baş harfine göre il, l’ veya lo olacak. Bu sözcükler çoğullaştığında yalnızca articolo değişecek:

il meeting, il film, l’autobus, l’hobby (h okunmadığı için), lo shampoo

i meeting, i film, gli autobus, gli hobby, gli shampoo

Bu arada, adam anlamına gelen l’uomo sözcüğünün çoğulu gli uomini’dir!

Meno male (neyse ki) dişi sözcükler erkekler kadar, scusate (affedersiniz) erkek sözcükler kadar zor, anlaşılmaz ve kuralsız değil!

Le parole femminili

Yine daha önce öğrendiğimiz sözcüklerden örnekler verelim:

la camera, la sera, la famiglia, la libreria, la chiesa, la fattoria

Bu dişi sözcüklerin çoğulları aşağıdaki gibidir:

le camere, le sere, le famiglie, le librerie, le chiese, le fattorie

Sesli harfle başlayan dişi sözcüklerde de articolo apostrofo (kesme işareti) ile yazılır:

l’amica (arkadaş, kız), l’uscita (çıkış), l’arancia (portakal), l’aula (sınıf)

Çoğullaştırırken articolo yine ‘le’ ve son harf aynı şekilde -e olur:

le amiche, le uscite, le arance, le aule

S ve bir sessiz harf veya z harfi ile başlayan dişi kelimelerin tekil ve çoğul articolo’sunda erkek kelimelerde olduğu gibi bir fark yoktur:

la scarpa, la sciarpa, la strada (sokak), la zia, la zanzara (sivrisinek)

le scarpe, le sciarpe, le strade, le zie, le zanzare

Detto ciò (bunu dedikten sonra), şimdilik –zione ve –sione ile biten sözcüklerin dişi olduğunu söyleyelim. İleride farklı keşifler yapabiliriz.

Classe, canzone gibi –e ile biten diğer dişi sözcükler sayıca azdır:

la classe, la canzone, la lezione, la stazione, la televisione (la tivù)

Bu sözcüklerin de çoğulu –i ile biter:

le classi le canzoni, le lezioni, le stazioni, le televisioni

Artista, dentista gibi –ista ile biten sözcükler, meslek sahibi kişinin cinsiyetine göre articolo alır. Kadın bir sanatçı veya diş hekiminden bahsediyorsak l’artista veya la dentista demeliyiz.

Son harfi –o olduğu halde dişi olan ve sıklıkla kullanacağınız sözcüklerin
başında la mano (el) geliyor. Bu sözcüğün çoğulu le mani’dir. Onun dışında rastlayacağınız la metro, la foto, l’auto, la moto ve la radio sözcükleri la metropolitana, la fotografia, l’automobile, la motocicletta ve la radiotrasmissione sözcüklerinin günlük dilde kullanılan kısaltılmış halidir. Çoğulları le metro, le foto, le auto, le moto ve le radio’dur.

İtalyanca’da az sayıda olsa da –i harfi ile biten la crisi, l’analisi ve l’enfasi (vurgu) gibi sözcükler dişidir. La bici ise la bicicletta sözcüğünün kısaltılmış halidir.

Son olarak, -tà ve -tù ile biten, son harfteki aksanı görünce vurgunun son hecede olduğunu bildiğimiz sözcükler dişidir. Bu sözcüklerin çoğulu değişmez, ancak articolo tabii ki yine le olarak çoğullaşır. L’università, la facoltà (fakülte), la pubblicità (reklam), l’attività (etkinlik) ve la gioventù (gençlik) bu sözcüklerden bazılarıdır.

Ancak çoğul sözcüklerde dikkat çekmek istediğim önemli bir nokta var.

l’amica (arkadaş, kız) – le amiche (arkadaşlar, hep kız)

l’amico (arkadaş, erkek) – gli amici (arkadaşlar, hep erkek veya karışık)

Aynı şekilde:

la studentessa (kız öğrenci) – le studentesse (kız öğrenciler)

lo studente (erkek öğrenci) – gli studenti (erkek öğrenciler veya
öğrenciler)

la bambina (kız çocuk) – le bambine (kız çocuklar)

il bambino (erkek çocuk) – i bambini (erkek çocuklar, çocuklar)

la ragazza (genç kız) – – le ragazze (genç kızlar)

il ragazzo (genç erkek) – i ragazzi (genç erkekler veya gençler)

Yani bir grupta yirmi kız ve bir erkek olsa dahi erkek çoğul kullanmamız gerekiyor!

Bu arada la ragazza ve il ragazzo sözcüklerine kız arkadaş ve erkek arkadaş anlamında da rastlayacaksınız.

Aile bireyleri için de durum şöyle:

la nonna (nine) le nonne (nineler) – il nonno (dede) i nonni (dedeler veya nine-dede)

la sorella (kız kardeş) – le sorelle (kız kardeşler)

il fratello (erkek kardeş) – i fratelli (erkek kardeşler, kardeşler)

la figlia (kız çocuk, kız) – le figlie (kız çocuklar, kızlar)

il figlio (erkek çocuk, oğul) – i figli (çocuklar)

Çoğul kullanırken değişmeyen sözcükler ise yukarıda anlattığım gibi yabancı dilden gelen (film, meeting, weekend), son harfinde aksan olan (facoltà, attività, gioventù) ve kısaltılmış halleriyle kullanılan (foto, metro, bici) sözcüklerdir.

Maschile o femminile?

Erkek mi yoksa dişi mi?

İtalyanca’da tüm isimler maschile (erkek) veya femminile’dir (dişi), cansız nesnelerin de bir cinsiyeti vardır.

Bu dilde articolo meselesi molto importante olduğu için sözcükleri öğrenirken articolo’su ile öğrenmelisiniz. Örneğin, dişi olan casa (ev) sözcüğünü la casa olarak not etmelisiniz aklınıza veya defterinize. Aynı şekilde erkek bir sözcük olan kitabı da libro değil, il libro olarak. Bu şekilde işiniz çok kolaylaşacak.

Grazie a Dio (Tanrıya şükür), Almanca’da olduğu gibi her sözcüğün articolo’sunu ezberlemek zorunda değiliz ve ancora una volta (bir kez daha) grazie a Dio, İtalyanca’da nötr cinsiyet yok!

Una cartoleria’dan (kırtasiye dükkânı) bir telefon defteri alıp öğrendiğiniz yeni sözcükleri ve deyimleri not ederek İtalyanca-Türkçe, isterseniz ikinci bir defteri de Türkçe-İtalyanca sözlük yapabilirsiniz.

Hem böylece artık fazla quaderni con rubrica alfabetica (fihrist) satamayan bir esnafı da sevindirmiş olursunuz!

Il calendario

I mesi dell’anno (yılın ayları):

gennaio: Ocak febbraio: Şubat marzo: March

aprile: Nisan maggio: Mayıs giugno: Haziran

luglio: Temmuz agosto: Ağustos settembre: Eylül

ottobre: Ekim novembre: Kasım dicembre: Aralık

İtalyanca’da ay ve gün adları küçük harfle başlıyor, alışmak zor gelebilir.

Şimdi şu örneğe göre kendi doğum tarihimizi söylemeye çalışalım:

Sono nato/nata il diciotto febbraio millenovecentottantanove.

(18 Şubat 1989’da doğdum)

Söyleyen kişi erkekse nato, kadınsa nata diyecek.

Doğum yılımı yazarken elim sürçmüş olabilir!

İtalya’da çocuklar hangi ayda kaç gün olduğunu bir filastrocca (çocuk tekerlemesi) eşliğinde bizim gibi ellerini yumruk yaparak öğreniyor:

Trenta giorni ha novembre,
con aprile, giugno e settembre
di venttotto ce n’è uno,
tutti gli altri ne han trentuno

Şubat ayının 29 gün olduğu artık yıla l’anno bisestile deniyor.

Le stagioni dell’anno (yılın mevsimleri):

inverno: kış primavera: ilkbahar

estate: yaz autunno: sonbahar

I giorni della settimana (haftanın günleri):

lunedì: Pazartesi (luna sözcüğünden, ay günü)
martedì: Salı (Marte’den, Mars günü)
mercoledì: Çarşamba (Mercurio’dan, Merkür günü)
giovedì: Perşembe (Giove’den, Jüpiter günü)
venerdì: Cuma (Venere’den, Venüs günü)
sabato: Cumartesi (Şabat’tan, Yahudilerin dinlenme günü)
domenica: Pazar (Latince Dominus’tan, Tanrı’nın günü)

Eğer gün adlarının başında il articolo’su kullanırsak gün adlarına farklı bir anlam kazandırmış oluruz: il lunedì (Pazartesi günleri, her Pazartesi). Tüm günler erkek sözcükler gibi il articolo’su alır, yalnızca domenica dişi bir gün adıdır ve bu yüzden la domenica’dır.

Sayıları önce anlatma telaşıyla tarihler ve derken aylar, günler girdi araya, mecburen articolo bahsi geçti. Bir sonraki konumuz olacak gli articoli.

I numeri ordinali

I numeri cardinali (sayma sayıları) tamam, şimdi sıra sayıları!

  1. primo                             11.  undicesimo                                           
  2. secondo                         12.  dodicesimo
  3. terzo                              13.  tredicesimo
  4. quarto                            14.  quattordicesimo
  5. quinto                            15.  quindicesimo
  6. sesto                              16.  sedicesimo
  7. settimo                           17.  diciasettesimo
  8. ottavo                            18.  diciottesimo
  9. nono                               19.  diciannovesimo
  10. decimo                           20.  ventesimo

ventunesimo (21.) ventiduesimo (22.) ventitreesimo (23.)
trentacinquentesimo (35.) settantasettesimo (77.) novantottesimo (98.) centesimo (100.) millesimo (1000.) milionesimo (milyonuncu)

Buradaki kural, 10 sonrasında sayıların sonundaki sesli harfi atarak –esimo eklemek. Ancak bu kural son hanesi 3 ve 6 olan sayılar için geçerli değil. Bu sayılarda sondaki sesli harf korunuyor: quarantatreesimo (43), cinquantaseiesimo (56.)

Sıra sayılarını yazarken bizim kullandığımız nokta yerine derece işareti kullanılır.

primo 11° undicesimo 21° ventunesimo 100° centesimo

Siamo nel 21° secolo! (21. yüzyıldayız)


Tarihleri söylerken sayının başında ‘il’ articolo ’su (belirtili tanım edadı) kullanılır, yalnızca ayın 1. günü için il primo denir, diğer günler için ise il due, il quindici veya il trenta.

Il quindici aprile millenovecentosettantatré (15 Nisan 1973)

I numeri in italiano

İtalyanca sayılar zor değil aslında, yalnızca bol pratik yapmak gerek.

1-20 arasındaki sayıları iyice ezberledikten sonra işiniz kolaylaşacak, www.parliamoitaliano.org sitesinin tüm videoları gibi sayılar ile ilgili olan da son derece iyi.

İsterseniz doğrudan oradan çalışalım:

Sicilya’da mafya muhasebecisi olmayacaksanız daha büyük sayılara ihtiyacınız olmayacağını düşünüyorum!

Şimdi bilmeniz gereken birkaç kurala bakalım:

  • Venti, trenta, quaranta, cinquanta, sessanta, ottanta, novanta ve cento sayılarından sonra sesli harfle başlayan uno veya otto geldiğinde sondaki sesli harf düşer. Ventidue (22) ama ventuno (21) veya ventotto (28). Ottantasette (87) ama ottantuno veya ottantotto (88). Aynı şekilde, centocinque (105) ama centuno veya centotto (108)
  • Aynı kural mille için geçerli değil. Millesei (1006) ve milleuno (1001) veya milleotto (1008)
  • Cento çoğul olduğunda değişmez ama mille, milione ve miliardo çoğullaşır. Novecento (900) ama diecimilioni (10 milyon) veya quattromiliardi (4 milyar). Mille sayısının çoğulu ise tremila (3000) ve duemilacinquecento (2500) sayılarında olduğu gibi, bu kurallı çoğullaştırmadan farklı olarak mila’dır
  • Cento ve mille sayıları tekil olduğunda başına un articolo’su (belirtisiz tanım edadı) gelmediği halde un milione ve un miliardo denir
  • Tre saysının kendisi hariç olmak üzere, tre ile biten tüm sayılarda sondaki e harfinin üzerinde aksan işareti vardır. Ventitré (23), sessantatré (63) veya ottantatré (83)
  • Türkçe’deki gibi binlik haneler punto (nokta), ondalık basamaklar virgola (virgül) ile ayrılır
  • Yıllar Türkçe’deki gibi söylenir. Millenovecentoquarantacinque (1945) veya duemiladiciotto (2018)
  • Ne kadar uzun olursa olsun, İtalyanca’da sayılar bitişik yazılır, duemilanovecentottantaquattro (2984)

Pratik yapmak için rastgele yazdığınız sayıları söylemeye çalışabilirsiniz.

İtalyanca’da sayıların olduğu çok sayıda deyim var.

Çoğunluk quattro ile:

quattro chiacchiere (iki çift laf, sohbet), a quattro passi (dört adım ileride, çok yakın), a quattr’occhi (özel olarak, iki çift göz karşılıklı) ve çok az sayıda insan anlamında quattro gatti (dört kedi).

Benim en sevdiğim ‘sayılı deyim’ ise cento di questi giorni. Doğum günü veya düğün gibi mutlu günlerde “bunun gibi 100 günün olsun” anlamında söylenen bir augurio (iyi dilek).

Franco Bastelli’nin Cento Di Questi Giorni şarkısı özel günler için güzel kutlama mesajları içeriyor:

Il primo viaggio in Italia

İtalya’ya ilk seyahat!

İtalyan Kültür’de ilk kurumu tamamladığım yılın yazında üç kız Inter Rail ile Akdeniz ülkelerini gezdik. Beni heyecanlandıran tabii ki İtalya idi, ne de olsa dilini biliyordum (yani öyle sanıyordum).

Öğrendiğim gramer kurallarına güvenip sular seller gibi konuşacağımı sandım. Inter Ship kartımız da olduğu için Patras’tan nave (gemi) ile geçtiğimiz Bari’de hiçbir şey bilmediğimi, daha yolun çok başında olduğumu anladım. In una lingua straniera (yabancı bir dilde) sayıları bilmenin ne kadar importante olduğunu bilip azıcık çalışarak gitseydim Bari!

Sayıları her dilde 1’den başlayıp sırayla sayarak öğreniyoruz. Bu nedenle anında 15 diyemiyor veya 25 dendiğinde anlamıyordum.  Özellikle de cinque, dieci, quindici, cinquanta sayılarını sürekli duydukça kafam karışıyor, başım dönüyordu.

Örneğin, biglietto di treno alırken gayet havalı bir edayla sportello’ya (gişe) yaklaşıp quanto costa un biglietto semplice a Venezia diyerek Venedik’e tek yön biletin fiyatını sorabiliyor ama quindici mila lire (o zaman para birimleri liret idi henüz) gibi bir cevabı anlamıyor,  “neyse ne, nasıl olsa gideceğiz” diye düşünüp üç bilet istediğimde ise 45.000 liret ödememiz gerektiğini söyleyen satıcıyı çileden çıkarıyordum. Sonunda ödememiz gereken ücreti bir kağıda yazdığında ise gururum kırılıyordu.

Veya Roma Termini istasyonunda bineceğimiz trenin 26 no’lu binario’dan (peron) kalkacağının söylendiği anonsta sayıyı yakalayamayıp oradan oraya koşturmamıza neden oluyordum. Aynı şekilde, Che ora é? veya Che ore sono? diye saat sormayı bildiğim halde cevabı anlamadığım için saati sorduğum kişinin koluna yapışıyordum.

Hani ben yolculuğun İtalya kısmında iletişim görevini üstlenecektim?

Bu içimde bir yara olduğu için dopo sette anni (yedi yıl sonra) ders vermeye başlayınca sayıları hemen, daha pratik bir şekilde öğretme ilkesini benimsedim.

Scioglilingua

İşte size tekerleme anlamına gelen tekerleme gibi bir kelime!

Telaffuz kurallarını öğrendiğimize göre şu tekerlemeleri söylemeyi deneyebiliriz:

Sul tagliere taglia gli agli, non tagliare la tovaglia! La tovaglia non è aglio e se la tagli fai uno sbaglio.

(Sarımsakları kesme tahtasında kes, masa örtüsünü kesme! Masa örtüsü sarımsak değil ve eğer onu kesersen hata yaparsın)

Scopo la casa, la scopa si sciupa; ma se non scopo sciupando
la scopa, la mia casetta con cosa la scopo?

(Evi süpürüyorum, süpürge dağılıyor; ama süpürgeyi
dağıtarak süpürmezsem, küçük evimi ne ile süpüreceğim?)

Breve ma difficile (kısa ama zor) son bir tane:

Li vuoi quei kiwi? E se non vuoi quei kiwi che kiwi vuoi?

(O kivileri istiyor musun? Eğer istemiyorsan hangi kivileri istiyorsun?)

Denemek isterseniz: